DOĞAYA SAYGI

Çocuklarımızın en büyük ilham kaynağı doğaya saygılı olarak yetiştirmenin en önemli kriteri doğayla buluşmaları ve bağ kurmalarını sağlamak. Ancak o zaman araştırmacı, sağlıklı, meraklı, gözlem yapan, öğrenmekten zevk alan, çözümler üreten, mutlu, tüm zeka alanlarını aktif kullanabilen çocuklar yetiştirebiliriz.

ÖZGÜVEN

Çocukların gelişiminde ve hayatları boyunca elde edecekleri başarının temelinde özgüven yatmaktadır. Temel hedefimiz çocuklarımız için ulaşılamaz, başarılamaz, imkansız diye düşündükleri sınırları, yaşattığımız deneyimler ile birlikte başarılabilir, ulaşılabilir hale getirmek ve bu deneyimlerin her konuda özgüveni yüksek bireyler yetiştirmekte öncü olmasıdır.

HAYAL GÜCÜ

Küçük yaşlarda çocuklar ellerine geçirdikleri her türlü nesnelerle hayal güçleri sayesinde oyun kurar ve oyun oynarlar. Yaş ilerledikçe toplumsal davranış kriterleri çocuklara öğretilerek her geçen gün hayal güçleri biraz daha törpülenir. Ve üniversiteden mezun olduklarında hayal kuramayan bireyler haline gelirler. Hayal gücü bizim için çocuğun her gün üç öğün yediği yemek kadar önemlidir.

SORUMLULUK

Aileden başlayıp toplumsal yaşamın içine geçtikçe gitgide büyüyen bir sorumluluk halkası mevcuttur. Tek başınıza olduğunuzda bile doğa karşı bir sorumluluğunuz vardır. Teknojinin gelişmesi ile bireyselleşen çocuklarımız sorumluluktan uzak, bencil ve ben merkezli düşünce modelleri ile büyümemeleri bizim için önemlidir.

mutluluk

Tüketim çılgınlığının hat safhada olduğu ve artık 3 yaşındaki çocuklarımızın dahi bu döngünün içinde yerlerini aldıkları teknolojik yapıda, ellerindekinin kıymetini bilmeyen, doyumsuz ve tatmin seviyesi düşük çocuklar yerine, mutluluğun bir sonuç değil bir yaklaşım tarzı olduğunu ve bu bakış açısından hareketle ellerindekinin değeri bilen, tüketimlerini minimize etmiş, farkındalık sahibi, olgun bireyler yetiştirmek.

İNOVASYON

Sürekli gelişen, gelişirken de farklı düşünce becerilerine sahip olarak üreten bir yaklaşımla, takım çalışmasına yatkın, hayal gücü ile modelleyen ve sorumlulukla toplumu geliştiren bir yapıdan hareketle, geleceğe yön vermek çocuklarımızın en büyük hedefi.

HİKAYEMİZ

Hikayemiz 10 yıl önce İstanbul’da bulunan eğitim kurumlarının sınıfdışı eğitim ve aktivitelerini düzenleyerek başladı. Ve on yıl boyunca ortalama  10.000 e  yakın çocuk ve 50 ye yakın eğitim kurumu ile yüzlerce aktivite ve proje gerçekleştirdik. Yaptığımız bu çalışmalardan elde ettiğimiz deneyimler ve yurtdışı araştırmalarımızın sonuçları bizlere doğanın en güçlü ve en donanımlı öğretmen olduğunu gösterdi.

Son yıllarda her geçen gün şehirlerimizde  biraz daha artan betonlaşma ve sokak kültürünün ortadan kaybolması dolayısı ile EV – Okul – AVM üçgeninde sıkışan çocuklarımız, teknolojinin de yardımı ile gerçek hayattan izole edilmiş cam bir fanusta yaşamaya başladılar.

Cam fanuslarda yaşayan bu çocukların eğitim hayatlarının sonrasındaki iş ve sosyal yaşantılarında; ekip çalışması, analitik düşünme yeteneği, liderlik, zorluklarla mücadele, stres yönetimi, zaman yönetimi, elindekilerle  mutlu olabilme  gibi daha bir çok konuda ne kadar yetersiz kaldığını üzülerek görmekteyiz.

Bunun yanında sıkıştırılmış hayatlarda yoğun çalışma saatleri, trafik, stres gibi nedenlerden dolayı çocuklarına gerekli zamanı ayıramayan ve üç yaşından itibaren teknolojiyi uyuşturucu bir alet olarak çocuklara veren ve böylece kendilerine sesiz bir ortam yaratan velilerimiz, bu çocukların ileriki yaşlarda yaşadıkları sıkıntılardan ötürü çok büyük bedel ödemektedir.

Tüm bu olumsuzluklardan hareketle Avrupa, ABD ve tüm dünyada hızla yayılan Alternatif Eğitim seçenekleri nitelikli insan yetişmesi konusunda çok başarı sonuçlar verdiği görüldü. Elde etmiş olduğumuz deneyimler ve yaptığımız araştırmalar neticesinde Türkiye’nin İlk Orman Okulu’nu açtık.